Divriği’den bakınca Anadolu’nun kalbi daha net atar.
Taşın, demirin, emeğin ve iradenin sesini daha derinden duyarsınız.
O yüzden bugün sosyal medyada dolaşan “Anadolu’nun 14 İline Sanayi Göçü Planı” haritasına Divriği penceresinden baktığımızda, sadece bir eksiklik değil; stratejik bir boşluk görüyoruz: Sivas yok.

Kastamonu’dan Mersin’e, Yozgat’tan Aksaray’a kadar uzanan bu “güvenli sanayi koridoru”nda, bin yıllık kavşak olan Sivas’ın olmaması tesadüf değildir. Bu, bir tasarım hatası da değildir. Bu, bize şunu söylüyor:
Sivas, potansiyelini Ankara’ya yeterince güçlü, yeterince bilimsel ve yeterince kararlı anlatamıyor.

Divriği bunu iyi bilir.
Bir zamanlar demir yollarının kalbi burada attı.
Madenle sanayi, emekle üretim burada buluştu.
Bugün hâlâ ayakta duran her taş, bize “coğrafya kader değildir, akıl kaderi değiştirir” der.

Oysa tablo ortadadır:
    •    Lojistik Merkez: Sivas; YHT, lojistik köy ve ana arterlerle Türkiye’nin doğu-batı, kuzey-güney omurgasında kilit aktarma noktasıdır.
    •    Hazır Altyapı: Demirağ OSB, bugün “gelin üretin” diye bekleyen dev bir platformdur.
    •    Güvenli Zemin: Marmara sanayisinin deprem korkusuna karşı Anadolu’daki en güçlü kale Sivas’tır.

Buna rağmen Sivas yoksa, mesele “unutulmak” değildir; mesele “anlatamamak”tır.

Divriği’den yükselen her “Sivas neden yok?” sorusu değerlidir.
Ama bu soru sadece sitem olarak kalırsa, yarın da haritalarda olmayız.
Bu sesi artık bilimsel lobiye dönüştürmek zorundayız.

Milletvekillerine, özellikle Ankara’da karar merkezinde olan isimlere düşen görev açıktır:
Bu dijital isyanı, masaya konulacak bir revizyon dosyasına dönüştürmek.

Üniversite, ticaret odası, belediyeler, STK’lar…
Herkes tek ses olmalıdır.

“Bizi neden unuttunuz?” demek yerine şunu söylemeliyiz:

“Sivas’ın olmadığı bir sanayi göçü planı,
Türkiye’nin lojistik omurgasında felç riskidir.”

Bu bir siyaset meselesi değildir.
Bu, Divriği’nin de, Zara’nın da, Kangal’ın da, Gürün’ün de geleceğidir.

Sivas bir hata değildir.
Sivas bir karar bekliyor.

Gençlerimizin göç etmemesi,
Şehirlerimizin “emekli kent”e dönüşmemesi için,
Bu planın yeniden yazılması şarttır.

Unutulmasın:

Sivas bir ilçenin adı değildir.
Sivas Anadolu’nun kalbidir.
Kalp durursa, beden ayakta kalamaz.

Divriği’den çağrımız nettir:
Artık sitem değil, strateji zamanı.